tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Antalya Adrasan Koyu Gezilesi Yerler ve Konaklama

Adrasan Koyu

Antalya Adrasan Koyu kafa dinlemek için tatil yapmak isteyen gezginler için oldukça doğru bir tercih olacaktır çünkü dingin ve sakin yapısıyla şehir gürültüsünü verdiği ağırlığı ziyaretçilerinin üzerinden atacaktır. Dikkati ilk çeken ise Adrasan isminin nereden ve nasıl geldiğidir. Çivi dahi çakılmayan Adrasan Helenistik dönemden izler

taşımaktadır ve anlamına gelecek olunur ise ‘’belde’’ manasına gelmektedir Rumca’da. Koyun Kafa dinlemeye müsait olmasının en belirgin özelliklerinden biri ise çevresinde kafe, restoran ve bar dahi olmamasıdır. İnsanın huzurunu kaçıracak olan her gürültüden uzak ve denizle baş başa olmayı sağlayacak bir koy olması ile tercih edilmektedir. Bu koy iki dağın arasında bulunmaktadır kısaca gözlerden uzak diye de nitelendirilebilmektedir. Eğlence isteyenler ise bu koyun uygun bir tercih olduğu kesinlikle söylenemez.

Antalya Adrasan Koyu Nerede ve Nasıl Ulaşılır?

Yemyeşil yamaçlara sırtını dayamış bir koydur Antalya Adrasan Koyu ve Antalya’ya uzaklığı 75 km’dir sadece. Koyun etrafında Beydağları’nın ihtişamlı duruşu seyre dalmalıktır ve Kumluca’ya bağlıdır. Gezi için yola çıkan bir kişi araç sahibi olduğu koşulda Antalya-Kumluca yolunu izleyerek Adrasan sapağına saptıktan sonra öne çıkacak olan dar bir yoldan yaklaşık araçla 10 km daha yol gidilerek ulaşılabilinmektedir. Ancak otobüs ile Adrasan’a gidilecek olunur ise otogarlardan kalkmakta olan 16:00 aracı sayesinde doğruca Adrasan’a varış gerçekleştirilebilir. Hava yolunu tercih edenler için ise havalimanından servisler ile Adrasan’a yine ulaşım gerçekleştirilebilir.

Adrasan Koyu

Adrasan Gezilecek Yerler ve Adrasan Koyu

 1. Adrasan Plajı

Adrasan denizi çocuklar için oldukça güvenli oluşu sebebi ile tatile gelen çocuklu aileler için oldukça idealdir. Sahil 2km uzunluğa sahiptir ve rüzgar esimi minimumdur. İki dağın arasında bulunuyor olmasının verdiği bu özellik ziyaretçileri tarafından memnuniyet duyulmasını sağlamaktadır. Eğlence mekanlarından yoksun bir bölge olmasıyla eğlence düşkünü insanlar tarafından tercih edilmemektedir. Yemek nerede yenilmeli diye düşünülecek olunur ise Antalya Adrasan Koyu tarafına yakın Şelale Restoran bulunmaktadır dileyenlerin orada yemek yemesi mümkün kılınmıştır.

2. Adrasan Gelidonya Feneri

Adrasan’a kadar gelen ziyaretçilerin Gelidonya Fenerini görmeden gitmesi söz konusu dahi olmamalıdır. Ancak ulaşılması oldukça güçtür. Toprak dolu taşlı yolların aşılması gerekmektedir ulaşabilmek için. Karagöz Antalya sahili kalkış noktası seçilecek olunur ise yarım saat kadar araç ile yol gidilir ve taşlık yol sebebiyle araç daha fazla ilerleyemez bu sebeple yürünmesi gereken 2 km kadar yol kalmaktadır. Ayrıca Gelidonya Fenerinin bulunduğu Likya Yolu’nun da bir hikayesi vardır.

Tarihte yüzlerce gemi bilindiği üzere Gelidonya Burnu’nda batmıştır. Ve Gelidonya Burnu günümüzde sualtı mezarlığı olarak görülmektedir. Batan yüzlerce geminin bulunuşu ise 1960 yılında gerçekleşmiş olup derin bir araştırmaya girişim yapılmıştır.

3. Karaöz Korsan Koyu ile Karaöz Papaz Koyu

Korsan Koyu adeta ziyaretçilere bir cenneti andırmaktadır. Turistler hiçbir zaman bu güzel koya akın etmemişlerdir ve koyu kendi sessizliğiyle baş başa bırakmışlardır. Mevkisi ise Gelidonya Feneri’ne ulaştıracak olan taşlık çakıl yola girmeden 1km önce durulduğunda sağ tarafta bulunmaktadır. Daha açıkça anlatılacak olunur ise Gelidonya Feneri’ne giderken Korsan Koyu sağ tarafa düşmekte, dönüş vaktinde ise sol tarafa düşmektedir.

Papaz Koyu ise güzelliğiyle Korsan Koyu’na eş değer niteliklere sahip olacak kadar ihtişamlıdır. Genellikle bu koyu kamp yapmak isteyen sakinler tercih etmektedirler. Karaöz’e bağlıdır.

4. Karaöz Sahili

Ziyaret rotasının Gelidonya Feneri’nden Karaöz Sahili’ne çevrilmesi durumunda sessizlik, sakinlik, şehir hayatından ve insanlardan, özellikle kalabalıktan kaçınılan bir sahil keyfi yapılabilme imkanı bulunabilmekte ve denizin dalgalı haliyle ise oldukça keyifli anlar yaşanabilinecektir. Dezavantajlar söz konusu olacak ise kayalıklar göz ardı edilmemelidir. Bu sahilde denize giriş esnasında oldukça fazla kayalık insanların ayaklarının altına serilecektir. Dikkatli olunması şarttır.

5. Antalya Çıralı

Çıralı Antalya’nın turistik yerlerinden birisidir. Ancak ulaşımının zahmetli olması neticesiyle ziyaretçilerin araç ile Çıralı Köyü’ne doğru yola çıkması daha uygun olacaktır. Çıralı Köyü’ne ulaşım gerçekleştirildikten sonra efsanelere dahi konu edilmiş olan Yanartaş Dağı’nın büyülü dünyası keşfedilebilir ve seyre dalarak efsaneleri dinleme hakkına ziyaretçiler her daim sahip olabilirler. Konaklama sıkıntısı ise hiç yaşanmayacaktır. Bölge turistik bir bölge olduğu için Çıralı pansiyon konusunda kendisini oldukça zenginleştirmiştir. Üstelik bilinen ve kalınacak harika otellerde bulunmaktadır. Çıralı Köyü’nün sahilinde Kimera Lougne Hotel, Çıralı Hera Hotel otel seçeneklerinden yalnızca ikisidir ve daha birçok seçenek bulunmaktadır. Antalya Adrasan her zaman ev sahipliğinde usta bir beldedir.

Çıralı’nın plajı nasıldır diye merak edildiğinde ise cennet denememektedir Korsan Koyu’na nispeten daha hareketli, eğlenceli ve kalabalık bir plajdır. Buraya kadar onca yolu gelen turistler ise Yanartaş’ın zirvesine çıkmadan dönmeyi asla düşünmemekteler. Her turist ziyaretlerinde Yanartaş’a çıkan dik yokuşa sahip taş merdivenleri turistler tırmanarak zirveye kavuşurlar.

Efsanelere konu edilen hikaye ise Yunan Mitolojisi’nde bir av partisi düzenlenir ve bu av partisinin bir kan gölüne döndüğü söylenir. Kral Glaukos’un oğlu kardeşi Belleros’u öldürür ve kralın oğlunun adı artık ‘’Belleros’u Yiyen’’ manasını taşıyan Bellerophontes ismini alır. Ancak yaptığı hareket ile krallıktan sürülen Bellerophes yakın bir krallığa Argos’a sığınır. Ancak hangi krallığa sığındıysa şansı yaver gider ve hiçbir krallık onu öldürmez. Fakat son sığındığı krallık olan Likya onu Chimera canavarıyla dövüşmeye gönderir. Ancak canavarla savaşında galibiyet kazanan Bellerophontes canavarı yedi kat yere kadar gömmeyi başarır. Olymposta yarışların ve olimpiyatların düzenlenmesi ise aslında bir kutlama olmakla birlikte Bellerophontes’in zafer töreni olarak görülmektedir. Günümüz şartlarında hala yanmaya devam eden Olimpiyat Meşalesi ise aslen Chimera ateşini simgelemektedir.

6. Kumluca Adrasan

Ziyaretçilerin uğrak yeri olmaktan öte duran Kumluca Sahili sessiz ve terk edilmiş bir ahenge sahiptir. Sokakları gündüz vakti boştur ve dükkanların hepsinin içi neredeyse boştur. Ancak Antalya Adrasan gezmesine geldik görmeden gitmeyelim diyecekler olur ise gidilip görülmesinde bir sakınca yoktur.

7. Olympos Antalya

Antalya’nın batı taraflarını ziyarete çıkan kişilerin rotasında bulunması gereken yer ise Olympos’tur. Olympos gezisine en az 1 gün ayrılması şarttır çünkü birkaç saatlik geziye muhtemelen sığmayacaktır. Tarihe düşkün olan kesimlerin özellikle ilgisini çekecek bir mekandır ve doğa severlere de hitap etmektedir. İki kutup insanları bir araya buluşturmaktadır. Gezilecek birçok yeri vardır sayılamayacak kadar. ören yeri ve ağaç evler, gece hayatları incelenmesi gerekli bölgeleridir ancak birkaç saat koskoca Olympos’u gezmeye yetmeyecektir mutlaka görülmemiş bir yanı kalacaktır.

Olympos’ta Antik Kent bulunmaktadır ve bu mekan günümüzde müze olarak değerlendirilmektedir. Müze kartı temin edilerek bu güzel müzeyi gezi rehberine not alan ziyaretçiler zevkle Olympostan ayrılacaklardır. Olympos’un plajı bulunmaktadır ve denize girmek isteyen ziyaretçiler müze kartı harici 10 TL ile giriş yapabilmekteler. Plaja gitme planı var ise Ören’e araba park edebilmek içinde en az 5 TL gözden mutlaka çıkarılmalıdır.

Konaklama vakti geldiğinde hiç endişeye kapılmaya lüzum yoktur Antalya Adrasan kucaklayacaktır ve Olympos’ta bulunan ağaç evler ziyaretçilere pansiyon olarak açılmaya her daim hazır olacaktır.

Olympos’un mevkisi ise Adrasan’a 10 km kadar uzakta bir yerdedir. Bakir plaj olarak da unvan kazanmıştır. Genellikle Adrasan ile arada 10 km bulunması sebebiyle ziyaretçiler gündüz Adrasan’ı gece ise Olympos’u ziyarete gelmektedir.

8. Adrasan Kalesi

Sidarus’un 30 metre kadar ilerisinde yukarıda bulunan Adrasan Kalesi ulaşım açısından ziyareti zor ve oldukça pahalıdır. Treking uzmanı olan arkadaşlar vesilesiyle belki çıkış kolaylaşabilir. Tam mevkisi ise sahilden yukarıya doğru ilerleyen bir dar patika bulunmaktadır ve bu patikanın tam olarak 1 km kadar yürünmesi koşulunda ziyaretçi kişinin sağ tarafa dağın iç kısmına doğru bir dar patika görünecektir ve bu yolda ilerlendiğinde zorda olsa bulunacaktır kale.

9. Musa Dağı

Musa Dağı turistlere ve gezicilere adeta bir hörgüçlü deveyi andırmaktadır. Bu dağ tekkingciler ve doğa severler tarafından sık sık ziyaret edilmektedir ve hiç boş kalmamaktadır. Antik kalıntılar korunmadan öylece dağı sarmaktadır. Antik kalıntılara merak duyanlar için adeta bir hazinedir. Yere gömülü vaziyette dağda bulunan su sarnıçları ulaşımı oldukça zorlaştırmaktadır. Ancak zirvesinin fotoğraf karelerine harika manzaralar sereceği kaçınılmaz bir gerçektir. Yeri Likya Yolu güzergahında bulunmaktadır.

10. Adrasan Tekne Turu

Geziseverlerin bayıldığı bir etkinlik olan tekne turu Antalya Adrasan tarafından 2 rota şeklinde ayrılarak düzenlenmektedir. İlk rotada bulunan yerler: Antalya Suluada, Amerikan Koyu, Kumsal, Adrasan Feneri, Tatlısu Ağzı. İkinci rotada ise bulunan yerler: Akseki Koyu, Aşk Mağarası, Çoban, Limanı, Ceneviz Koyu ve Sazak Koyu’dur.

Antalya Adrasan koylarının suyunun şifalı olduğu ziyaretçilere özenle anlatılmaktadır. Özellikle bu bilgiler tekne turları esnasında verilmektedir. Böbrek taşı düşürmeye yardımcı etkileri bulunduğu söylenegelir. Daha detaylı bilgi ve tekne turuna katılım için https://www.adrasantekneturu.com.tr/ bu linkten ziyaret planlayanlar yararlanabilirler.

11. Ulupınar

Ulupınar Köyü’nün yeri Adrasan-Kemer yolu üzerindedir. İsmi genellikle balık restoranlarıyla ve çiftlikleriyle duyulmuş ve bilinmiştir. Çıralı gezisi bitiminin son durağı olarak Ulupınar tercih edilebilir bir köydür. Doğal olan yapay olmayan şelalerin eşliğinde yemekler yenerek yorgunluklar giderilebilir, esintiler ile ferahlayabilir ve usta balıkçıların elinden taze balıklar yenebilir. Kemer Ulupınara mutlaka ziyaretçilerin yolu düşmeli ve Şelale Restoran’a oturmalıdırlar.

Antalya Adrasan Konaklama

Koca bir gezi günü sonrasında gece ziyaretçilerin kendilerini atacakları güvenli bir dört duvar mutlaka gerekli görülmektedir. İhtiyaçların kolaylıkla temin edilebileceği bir pansiyonu her gezgin ister ki planlı programlı olarak hazırlıklı bir şekilde yola çıkar. Dizi dizi dizilen Antalya Adrasan Otelleri sahili aşacak durumdadır. Ancak otel sevmeyen ziyaretçiler için ise ahşap evler pansiyon olarak sunulmaktadır. Balayı için kalacak bir otel aranıyor ise tek tercih Club Sun Village’dir. Aynı zamanda burada bungalov evler bulunmakta ve büyük rahatlık sağlamaktalar. Daha çok bu bungaloclar balayı sakinlerine ve çocuklu geniş ailelere tahsis edilmektedir. Böylelikle geniş koltuklar, geniş balkonlar, aydınlık ortam sağlayacak büyük pencereler ziyaretçilere kendi evlerindeki imkanları kolaylıkla sağlayacaktır. Çocuklu aileler sığma endişesi ve güçlüğü çekmeyecek kolaylıkla yerleştikleri bu evlerde kalarak gezi planlarını gerektiği şekilde aksatmadan yerine getirebileceklerdir.

Manzara açısından ise Adrasan Sahili’ne boylu boyunca uzanan bir manzaraya sahiptir. Akşam bu evlerde balkon sefası yapmak harika anılar bırakacaktır hafızalarda. Doğayla iç içe oluşu sayesinde beklide pencereden bir portakal ağacına kişiler uzanabilecek ve portakal koparabilecekler. Bu denli kendilerini evlerinde hissederlerken mükemmel bir tatil, balayı, gezi, tur yaşamamaları imkansız olurdu. Nitekim Antalya Adransan misafirperverlik ve rahat konuk ağırlama konusunda oldukça gelişmiş bir konumdadır bu sebeple tatil mekanlarında ilk sıralardan hiçbir zaman düşmemektedir.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Kanseri Yenemeyen Minik Duru, Son Yolculuğuna Şapkası ve Bebeği İle Uğurlandı

Minik Duru kansere yenik düştü. Son yolculuğuna ise, şapkası ve bebeği ile uğurlandı. Çorum’da kanser ile mücadele eden ve bu mücadeleyi kaybeden 11 yaşındaki minik Duru Apraş tedavi görmekte olduğu Antalya’da hastanede hayata gözlerini kapadı.

Minik Duru Son Yolculuğuna, Şapkası ve Bebeğiyle Uğurlandı

Antalya’da Bahçelievler Ortaokulu 5’inci sınıfta öğrenim gören Duru Apraş’a, geçen sene lenfoma kanseri teşhisi konulmuştu. Ve yine Antalya’da Erol Olçok Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmeye başladı. Tedavi gördüğü sırada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fenerbahçe’nin ünlü yıldızı Robin Van Persie, Beşiktaşlı futbolcu Cenk Tosun, sunucu Acun Ilıcalı gibi siyaset ve sanat dünyasının önde gelen birçok ünlü isimler minik Duru’yu ziyaret ettiler. Gördüğü tedavi nedeniyle hastaneden ayrılamayan Duru ise, bu süreçte hastanede süs ve hediyelik eşyalar yapmaya başladı. Bunun duyulmasıyla birlikte, Türkiye’nin ünlü isimleri minik Duru’nun tasarladığı süs eşyalarını almak için sıraya girerken bir yandan da, çektikleri ve yayınladıkları videolarla moral vermişlerdi.

Kırmızı Şapkası ve Bebeği Duru’yu Son Yolculuğunda Yalnız Bırakmadı

Duru Apraş, Ulu Cami’de düzenlenen cenaze töreni ile son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine çok fazla kişinin katılmasıyla, son yolculuğuna kalabalık bir şekilde uğurlanan minik Duru’nun cenazesinde, gözyaşları sel oldu. Minik Duru’nun tabutunun üzerine ise, yanından hiç ayırmadığı kırmızı şapkası ve bebeği konuldu.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Kivi Hasadı İçin Bu Sene Rezervasyonlu Katılım Başlatıldı

Kivi Hasadı için Bu Sene Rezervasyonlu Katılım Başlatıldı. Antalya ilinin Gazipaşa ilçesinde yapılan kivi hasadı etkinliğine turistlerin büyük bir ilgi göstermesi sonucunda etkinliğe katılım bu sene rezervasyon üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Olgunlaşmış olan kivileri hasat eden Cemil Cılız bu sene gerçekleştirdiği etkinlikte Almanya, Avustralya ve Danimarka ülkelerinden gelen misafirleri ağırladı. 20 kişilik bir ekipten oluşan bu turistler bahçe içerisinde kahvaltı yaptıktan sonra etnik ürünleri inceleme fırsatı buldular. Daha sonrasında kivi hasadının yapıldığı bölgeye geçen turistler hasada büyük bir ilgi ile katılım gösterdiler. Avustralyalı turistlerden biri olan Bitten Pedersen daha önce hiç kivi hasadı yapmadığını belirterek kivi hasadını yapan kişilerin çok değerli bir iş yaptıklarını ifade etti.

Turizme Yeni Bir Bakış Açısı

Hasadı gerçekleştiren Cemil Cılız hasat bittikten sonra verdiği röportajda turizmin yalnızca denizden, kumdan ve güneşten ibaret olmadığını belirterek sözlerine başladı. Hasat zamanı turistlerden oldukça fazla rağbet gördüklerini belirten Cılız, yaz sezonunda 500 kişinin tesise giriş çıkış yaptığını hatta bazı turistlerin hazırladıkları çadırlarda kaldıklarını söyledi. Önümüzdeki sene içerisinde yaklaşık 12 ya da 15 tonluk bir hasat çıkarmayı planladıklarını, kivinin raf ömrünün oldukça uzun olduğunu ve hasadı yapılan kivilerin kilosunun 2.5 ya da 3 TL arasından verildiğini belirtti. Turistlerin kivi hasadı için kendilerine ulaşarak rezervasyon yaptırdıklarını söyleyen Cemil Cılız önümüzdeki sene de bu şekilde olacağını söyledi.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Antalyalılar Geleneksel Buğday Dövme Geleneğini Devam Ettiriyor

Antalyalılar Geleneksel Buğday Dövme Geleneğini Devam Ettiriyor. Geleneklerine bağlı olan ve her anlamda geleneklerini yaşatan Antalya’da halk dibek taşında buğday dövme geleneğini devam ettiriyor. Asırlar öncesinden gelen bu gelenek daha çok Antalya’nın Akseki ilçesinde devam ettiriliyor. Özellikle ilçenin yaşlıları bu geleneğin devam ettirilmesinde öncü oluyor. Görünüşte zor olan buğday dövme geleneği ilçe halkına hem zevk vermekte hemde asırlardır süren gelenek yaşatılmakta. Akseki ilçesinin Hocaköy Mahallesinde yaşayanlar günlük hayatta kullanacakları yemeklik buğdayı kendileri kullanılabilir hale getirmekte.

Köy Halkı Gelenek Hakkında Neler Söyledi

Gelişen son model teknolojiye rağmen buğdayını dibek taşında döven Hocaköy Mahallesi halkından Hayriye Çelik Anadolu Ajansına yaptığı açıklamalarda atalarından kalma olan bu geleneği yaşattıkları için çok mutlu olduklarını söyledi. Hayriye Çelik ayrıca dibek taşında buğday dövme işinin çok zahmetli ve yorucu olduğunu bu yüzden dövme işlemini komşularla yardımlaşarak yaptıklarını söyledi.

Buğday Dövme İşlemi Nasıl Yapılır

İlk olarak buğday dövülerek kepeği alınır. Daha sonra dövülen buğday sıcak su ile yıkanır. Daha sonra suyu sızdırılan buğday kurutularak saklanır. Köy halkı bu işlemi yaparak hem yemeklerde kullanacakları buğdayı temin etmiş oluyor hemde akrabalarına bu buğdayı hediye ediyorlar. Oldukça zahmetli olan buğday dövme işleminden elde edilen buğday yöreye özgü olan aşure ve keşkek çorbası yapımında kullanılıyor. Böylelikle aşure çorbası ve keşkek çorbası asıl lezzetini dövülmüş buğdaydan almaktadır.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Antalya’da Sokak Hayvanları İçin Örnek Çalışma

Antalya’da Sokak Hayvanları İçin Örnek Çalışma geldi. Gelişmiş ülkelerin tamamında hayvanların hakları önemle gözetiliyor. Bu yönde çalışmalar Türkiye’nin de dört bir yanında bir süredir devam ediyor. Televizyon programlarında ve sosyal platformlarda hayvan hakları ile alakalı bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor. Antalya’da Orman Ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü de bu konuda önemli bir adım attı. Sokak hayvanlarının beslenmesi konusunda bilinçlendirme için Korkuteli Doğa Koruma Ve Milli Parklar Şefliği, besleme amaçlı su ve mama kabı dağıtımı yaptı.

Yaşam Hakkına Saygı

Hayvanlar da yaşamın bir parçası ve onların hayatlarını sorunsuz sürdürmeleri için her vatandaşa görev düşüyor. Her ilde tüm vatandaşlar sokak hayvanlarını kapılarına koydukları mama ve su kapları ile düzenli beslerlerse, büyük bir ilerleme anında kaydedilebilir. Korkuteli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği görevini sürdüren Emre Mutlu, mama ve su kabı dağıtımının bu yöndeki çalışmalarının sadece bir adımı olduğunu söyledi. Özellikle kış aylarının soğuk hava şartlarında, sokak hayvanlarının sorunsuz bir şekilde hayatlarını sürdürebilmeleri için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Mutlu, sokak hayvanlarının yaşam şartlarını iyileştirmek için çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Devletin kurumlarının bu konuda verdikleri desteğin yanı sıra, vatandaşlara da büyük görev düşüyor. Herkesin kapılarının önüne koyacakları mama ve su kapları ile birçok sokak hayvanı açlıktan kurtulabilir. Mama alamayanlar, bu kaplara yemeklerden artanları koyarak hayvanlara destek olabilirler.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Elektrikli Yat Antalya’dan Çıktı

Elektrikli Yat Antalya’dan Çıktı. Antalya’da serbest bölgede elektrik enerjisi ile çalışan yat üretildi. Enerjisini jeneratör ve güneş enerjisi ile sağlayan lüks yatlar, 18,30 metre uzunluğa sahip. Yaklaşık olarak 1.2 milyon Euro’luk yatlar TÜBİTAK Ar-Ge desteğiyle geliştiriliyor.

Hibrit Yat Enerjisini Nasıl Sağlıyor

18.30 m gibi bir boyutla hibrit yat kategorisinde ciddi bir ölçüye ulaşan şirket bu boyuttaki hibrit yatta dünyada öncülerden biri olduklarını söylüyor. Hibrit yata enerji sağlayan üç adet alternatif var. Bunlar jeneratör, akü ve solar güneş panelleri. Solar güneş panelleri güneş ışığı yardımı ile elde ettiği enerjiyi aküleri şarj etmek için kullanıyor, yine jeneratör akülerin şarj edilmesi için enerji sağlıyor. Hangi enerji kaynağı istenirse devreye sokularak aktif hale getirilebiliyor. Şarj etme imkanı ise eğer yat marinada ise elektrik kablolarıyla şarj edilebiliyor. Yat açıklarda ise akünün azaldığını fark ettiğiniz durumda elektrik motorları çalıştırılarak yatı hibrit moduna sokup kaldığınız yerden devam ediyorsunuz.

Hibrit Motorun Avantajları Nelerdir?

Hibrit modunun en önemli avantajları gürültüsüz çalışmasının yanında, titreşim minimuma indirilirken emilsyon salınımı durumu yoktur. Yüzde yüz elektrik kullanıldığı için tamamen çevreci bir araçtır.

Hibrit Yatlar Ne Kadar Hızlıdır?

Jeneratör kullanılarak gidilen hibrit motorlu bir yatın ortalama hızı saatte 7-8 deniz mili buda aşağı yukarı 12-13 km etmektedir. Hibrit motorlu yatlar çok aşırı hızlı yatlar değildir ancak içten yanmalı motor kullanan emsallerine göre çok daha verimli çalışırlar.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Side Antik Kent’te Bulunan Anıtsal Çeşme Yenilenecek

Antalya Manavgat’ ta bulunan Anıtsal Çeşme’nin orijinal görüntüsüne kavuşabilmesi için yenileme çalışmaları tekrardan başlayacak. Rölöve ve Anıtlar Müdürü olan Cemil Karabayram Anıtsal Çeşme’nin bulunduğu Side Antik Kenti içerisinde inceleme yaptı. İncelemeler sonrasında açıklama yapan Cemil Karabayram, ” Anıtsal Çeşmenin tarihinin MS 2. yüzyıla kadar dayandığını 2004 senesinden bugüne kadar da çeşitli zaman aralıkları ile çeşmenin yenilenmeye çalışıldığını söyledi.”

Anıtsal Çeşme Yenileme Çalışmaları İçin Gerekli Ödenek Sağlandı

Karabayram yaptığı açıklamalarda geçmişten günümüze çeşmenin yenilenme çalışmalarının % 20 oranında tamamlandığını belirtti. En son çeşmenin yenilenme çalışmaları için gerekli olan ödeneğin ise Kültür ve Turizm Bakanı olan Numan Kurtulmuş ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya Valisi tarafından çıkartılarak temin edildiğini belirtti. İhale çalışmalarının ise ileriki günlerde başlayacağını söyledi. Yapılacak yenileme çalışmaları sırasında Anıtsal Çeşmenin orjinal dokusunun bozulmadan muhafaza edilmesine özen gösterileceğini ve yapılacak yeni kazılar sayesinde ortaya çıkabileceği düşünülen yeni bloklarla da çeşmenin orjinal görünümünün tam olarak sağlanabileceğini ifade etti. Side ve çevresindeki anıtlara harcanması için 12 milyon TL ödenek oluşturulduğunu belirtti. Anıtsal Çeşme yenileme çalışmalarının kurulan bir heyet denetiminde devam ettirildiğini ve 2018-2019 yılı içerisinde çalışmaların tamamlanacağını ifade etti. Karabayram ayrıca Anıtsal Çeşme’nin bir kopyasının İtalya’ da yapıldığını ifade eden Ord. Prof. Dr. Arif Mansel’in sözlerinide dikkate alıp gerekli araştırmaları yaptıklarını söyledi.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Yeşil Kaplumbağalar Antalya’daki Deniz Dibi Ekolojik Dengesini Bitirmiş Durumda

Antalya Side’ de geçmiş yıllardan beri bulunan yeşil kaplumbağalar, deniz altında bulunan çayırları tükettikten sonra deniz dibi bitki popülasyonunu da bitirme noktasına getirdi. Yeşil kaplumbağalar deniz diplerinde bulunan deniz çayırları ve yeşillikler ile beslenmekte.

Yeşil Kaplumbağalar Side’den Sonra Kekova’da da Artmaya Başladı

Otçul beslenen yeşil kaplumbağalar Antalya’nın Side bölgesinde deniz dibi yeşilliklerini bitirdikten sonra, Kekova bölgesinde de sayıca artış göstermeye başladı. Akdeniz Üniversitesi’ inde görev yapan Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, ” Bulunan iki çeşit deniz kaplumbağası olduğunu, bunlardan birini caretta carettaların diğerini ise yeşil kaplumbağaların oluşturduğunu söyledi. İki deniz kaplumbağa çeşidinin de birbirlerine benzerlik gösterdiğini fakat üzerilerinde bulunan kabuk ve plaka sayılarının farklılıkları olduğunu belirtti. Deniz kaplumbağalarından olan caretta carettaların, bazen insanlara zarar verici davranışları olabilse de, yeşil kaplumbağaların çevre için tehlike oluşturabilecek davranışlar sergilemediğini söyledi.” Ayrıca Doç.Dr Mehmet Gökoğlu, “Caretta carettaların etçil olduklarını ve deniz diplerinde yaşayan canlılardan beslendiklerini belirtti. Yeşil kaplumbağaların ise bebeklik döneminde etçil, erişkin dönemlerinde ise otobur beslendiklerini söyledi. Önceden Side bölgesinde bulunan yeşil kaplumbağaların zamanla Kekova ve diğer bölgelere geçmesinde insanların ekosistem üzerindeki zararlı etkilerinin neden olduğu görüşü üzerine vurgu yaptı. Eskiden beri bölgede var olan yeşil kaplumbağaların şuan deniz diplerinde oluşturdukları çölleşmenin, ekosistemin insanlar tarafından uğradığı zararı gösterdiğini söyledi.”

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Düzce Üniversitesi PDR Derneğine 3.’lük Ödülü

Türk PDR derneğinin Antalya üniversitesi ile gerçekleştirdiği 14. psikolojik danışmanlık öğrencileri kongresi Antalya’da düzenlendi. Düzce üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik topluluğu (DÜPDR) Türkiye’de bulunan topluluklar arasında ki en aktif topluluklar sıralamasında 3. oldu. Türk psikolojik danışmanlık derneği ve Ulusal Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik topluluğu kriterleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde, 18 psikolojik danışmanlık ve rehberlik topluluğu içinden 3. gelerek başarıyı yakalayan Düzce Psikolojik Danışmanlık ve Rehberliği bölümü, ödülünü Türk PDR derneği yönetim kurulu başkanı Prof. Dr. Filiz Bilge’nin elinden aldı. Bunun dışında 14. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik kongresine 31 katılımcıyla destek veren Düzce üniversitesi öğrencileri kongreye hazırlamış oldukları sunumlarıyla da destek ve katkı sağladılar.

Başarıdan Dolayı Tebrik Geldi

Üniversite kongreyle ve aldıkları 3.’lük ödülüyle alakalı yaptıkları açıklamada; öğretmenleri göstermiş oldukları başarıdan dolayı Eğitim fakültesinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencilerini tebrik ettiklerini belirtti. Üniversite PDR topluluğu danışmanı araştırma görevlisi Muhammet Bahtiyar’ı ve Psikolojik Danışmanlık ve Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Seda Çolak’ı tebrik etti ve başarıları konusunda desteklerini yineledi. Önğmğzdeki yıllarda öğrencilerini 1.’lik kürsüsünde görmeyi de hayal ettiğini söyleyen üniversite rektörü Profesör Doktor Nigar Demircan Çakar, ellerinden gelen her türlü desteği ve yardımı yapacaklarını da belirtti. Üniversitenin psikolojik danışmanlık gibi her alanda da aynı başarıyı gösterebilme kapasitesinin yüksek olduğunu belirten rektör, çok çalışınca başarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

maltepe escort
escort kurtköy
escort pendik